Menü

ASD (Atriyal Septal Defekt) Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Atriyal septal defekt (ASD), kalbin sağ ve sol kulakçıklarını ayıran duvardaki doğuştan bir açıklıktır. Bu durum, doğuştan kalp hastalıkları arasında en sık görülenlerden biridir ve her bin canlı doğumda yaklaşık bir ila iki bebekte saptanmaktadır. ASD, erken tanı ve uygun tedavi ile başarılı bir şekilde yönetilebilen bir kalp anomalisidir.

Kalbin Anatomisi ve ASD

Kalp, dört odacıktan oluşan bir organdır. Üst kısımda sağ ve sol kulakçıklar (atriyum), alt kısımda ise sağ ve sol karıncıklar (ventrikül) bulunmaktadır. Normal koşullarda bu odacıklar arasındaki duvarlar (septum) kan akışını düzenler ve oksijence zengin ile oksijence fakir kanın karışmasını engeller.

ASD'de, kulakçıklar arasındaki duvarda bir delik mevcuttur. Bu delik nedeniyle oksijence zengin kan, sol kulakçıktan sağ kulakçığa geçer. Bu durum, sağ kalp ve akciğerlere giden kan miktarının artmasına neden olur ve zamanla kalp ve akciğer sorunlarına yol açabilir.

ASD Tipleri

Atriyal septal defekt, duvardaki açıklığın konumuna göre farklı tiplere ayrılmaktadır. Sekundum ASD, en sık görülen tiptir ve tüm ASD vakalarının yaklaşık yüzde 75'ini oluşturur. Açıklık, interatriyal septumun orta bölgesinde, fossa ovalis bölgesinde yer alır.

Primum ASD, septumun alt kısmında, atriyoventriküler kapaklara yakın konumdadır. Bu tip genellikle mitral kapak anomalileri ile birlikte görülür ve daha karmaşık bir durumdur.

Sinüs venosus ASD, superior veya inferior vena kava ağzına yakın konumdadır ve sıklıkla pulmoner ven anomalileri ile ilişkilidir. Koroner sinüs defekti ise en nadir görülen tiptir.

Belirtiler

Küçük ASD'ler genellikle belirti vermez ve rutin muayene sırasında tesadüfen saptanabilir. Ancak defektin büyüklüğüne ve kan akışının miktarına bağlı olarak çeşitli belirtiler ortaya çıkabilir.

Çocukluk döneminde çabuk yorulma, efor kapasitesinde azalma ve sık solunum yolu enfeksiyonları görülebilir. Büyüme geriliği ve kilo alamama da küçük çocuklarda görülebilecek belirtiler arasındadır.

Erişkinlerde nefes darlığı, çarpıntı, egzersiz intoleransı ve yorgunluk sık karşılaşılan şikayetlerdir. Tedavi edilmemiş vakalarda uzun vadede ritim bozuklukları, özellikle atriyal fibrilasyon gelişebilir. Pulmoner hipertansiyon ve kalp yetmezliği de geç dönem komplikasyonları arasında yer almaktadır.

Tanı Yöntemleri

ASD tanısı, fizik muayene bulguları ve görüntüleme yöntemleriyle konulmaktadır. Muayenede kalp oskültasyonunda karakteristik bir üfürüm duyulabilir. Sağ ventrikül yüklenmesine bağlı bulgular saptanabilir.

Elektrokardiyografi (EKG), kalbin elektriksel aktivitesini değerlendirir ve ASD'ye bağlı değişiklikler gösterebilir. Sağ ventrikül hipertrofisi ve sağ dal bloğu sık görülen EKG bulgularıdır.

Ekokardiyografi, ASD tanısında en değerli görüntüleme yöntemidir. Ultrason dalgaları kullanılarak kalbin yapısı ve kan akışı gerçek zamanlı olarak görüntülenir. Defektin yeri, boyutu ve hemodinamik etkileri değerlendirilebilir.

Transözofageal ekokardiyografi, daha detaylı görüntüler sağlar ve özellikle kateter müdahalesi planlanan hastalarda tercih edilir. Kardiyak kateterizasyon, şüpheli durumlarda veya pulmoner basınçların değerlendirilmesinde kullanılabilir.

Tedavi Endikasyonları

Tüm ASD'ler tedavi gerektirmez. Çok küçük defektler kendiliğinden kapanabilir veya yaşam boyu sorun yaratmadan kalabilir. Tedavi kararı, defektin büyüklüğü, semptomların varlığı, sağ kalp yüklenmesinin derecesi ve komplikasyon riski değerlendirilerek verilir.

Anlamlı sol-sağ şant varlığı, sağ ventrikül genişlemesi, semptomatik hastalar ve paradoksal emboli öyküsü olan hastalar tedavi adaylarıdır. Pulmoner hipertansiyon gelişmeden tedavi edilmesi, uzun vadeli sonuçlar açısından önemlidir.

Kateter Yoluyla Kapatma

Sekundum tip ASD'lerin çoğu, perkütan kateter yoluyla kapatılabilir. Bu minimal invaziv yöntemde, kasık damarından ilerletilen kateter aracılığıyla defekte özel bir kapama cihazı yerleştirilir.

İşlem genel anestezi veya sedasyon altında yapılır ve genellikle birkaç saat sürer. Hastanede kalış süresi kısadır ve hastalar genellikle ertesi gün taburcu edilebilir. İyileşme süreci hızlıdır ve normal aktivitelere kısa sürede dönülebilir.

Kateter yoluyla kapatma, uygun anatomiye sahip hastalarda yüksek başarı oranına sahiptir. Komplikasyonlar nadirdir ve genellikle minördür.

Cerrahi Tedavi

Primum ve sinüs venosus tip ASD'ler ile kateter yoluyla kapatmaya uygun olmayan sekundum defektler, cerrahi olarak onarılır. Açık kalp ameliyatı ile defekt doğrudan dikilir veya yama (perikard veya sentetik materyal) ile kapatılır.

Cerrahi onarım, kalp akciğer makinesi kullanılarak yapılır. Ameliyat süresi genellikle birkaç saattir ve yoğun bakım takibi gerektirir. Hastanede kalış süresi bir hafta civarındadır ve tam iyileşme birkaç hafta sürer.

Cerrahi onarımın başarı oranı çok yüksektir ve uzun vadeli sonuçlar mükemmeldir. Erken dönemde yapılan onarım, geç komplikasyonları önler.

Takip ve Prognoz

ASD kapatma sonrası düzenli kardiyolojik takip önemlidir. Ekokardiyografi ile kapatma cihazının veya cerrahi onarımın durumu değerlendirilir. Ritim bozuklukları ve rezidüel şant açısından izlem yapılır.

Erken tanı ve tedavi ile prognoz mükemmeldir. Zamanında tedavi edilen hastalarda yaşam beklentisi normal popülasyona yakındır. Ancak geç dönemde tanı konulan ve pulmoner hipertansiyon gelişmiş hastalarda sonuçlar daha az olumludur.

Gebelik ve ASD

Küçük veya onarılmış ASD'li kadınlar genellikle güvenli bir şekilde gebe kalabilir. Ancak büyük defektler veya pulmoner hipertansiyon varlığında gebelik riskleri artar ve özel takip gerektirir.

Gebelik planlayan ASD'li kadınların kardiyoloji ve yüksek riskli gebelik uzmanları tarafından değerlendirilmesi önerilir.

Sonuç

Atriyal septal defekt, yaygın görülen ancak tedavi edilebilir bir doğuştan kalp hastalığıdır. Modern tanı yöntemleri ile erken saptanması ve minimal invaziv veya cerrahi tedavi seçenekleriyle başarılı bir şekilde onarılması mümkündür. Düzenli kardiyolojik takip ile ASD'li bireyler sağlıklı ve aktif bir yaşam sürebilir.