Ereksiyon Sorunları Neden Olur?
Erektil disfonksiyon cinsel ilişki için yeterli ereksiyon sağlanamaması veya ereksiyon sertliğinin sürdürülememesi olarak tanımlanır ve erkek seksüel disfonksiyonlarının en yaygın formudur. Kırk yaş üzeri erkeklerin yaklaşık yüzde kırkını, yetmiş yaş üzeri erkeklerin ise yüzde yetmişini etkileyen erektil disfonksiyon organik vasküler, nörojenik, hormonal, psikojenik veya mikst nedenlerle gelişebilmektedir. Ereksiyon fizyolojisi nöral stimülasyon, arteriyel dilatasy on, korpora kavernoza kan dolumu, venöz oklüzyon mekanizması ve düz kas gevşemesini içeren kompleks bir süreçtir ve bu mekanizmaların herhangi birindeki bozukluk erektil disfonksiyona yol açabilir. Erektil disfonksiyon sadece cinsel yaşamı etkilemekle kalmayıp benlik saygısı, partnerle ilişki kalitesi ve genel yaşam kalitesini de olumsuz etkileyebilmekte olup aynı zamanda kardiyovasküler hastalıkların erken belirtisi olabilmektedir.
Vasküler Nedenler
Arteriyel yetersizlik penil arterlerden gelen kan akımının azalması erektil disfonksiyonun en sık organik nedeni olup ateroskleroz iliak ve pudendal arterler, hipertansiyon kronik yüksek kan basıncı endotel hasarı, hiperlipidemi yüksek kolesterol damar tıkanıklığı, diabetes mellitus mikrovasküler ve makrovasküler hasar, sigara kullanımı endotel disfonksiyonu ve vazokonstrüksiyon ve obezite inflamasyon ve endotel fonksiyon bozukluğu arteriyel erektil disfonksiyon gelişimine katkıda bulunur. Penil arter darlığı veya tıkanıklığı travma, cerrahi veya radyasyon sonrası gelişebilir. Endotel disfonksiyonu nitrik oksit üretiminin azalması vasküler düz kas gevşemesini bozarak ereksiyon yanıtını zayıflatır ve kardiyovasküler hastalıkların erken göstergesi olarak kabul edilir.
Venöz kaçak korpora kavernozada yetersiz kan hapsi venöz oklüziv disfonksiyon ereksiyon sırasında kanın geri sızması ereksiyon sertliğinin sürdürülememesine yol açar. Peyronie hastalığı penil fibrozis ve plak oluşumu eğrilik, ağrı ve erektil disfonksiyona neden olabilir. Priapizm uzun süreli ağrılı ereksiyon sonrası fibrozis ve kalıcı erektil disfonksiyon gelişebilir. Pelvik cerrahi radikal prostatektomi, sistektomi, rektum cerrahisi pelvik sinir ve damar hasarı yoluyla erektil disfonksiyona yol açabilir. Radyasyon tedavisi prostat kanseri tedavisi sonrası vasküler ve nöral hasar gelişebilir. Travma pelvik kırıklar, perineal travma damar ve sinir yaralanmasına neden olabilir.
Nörojenik ve Hormonal Nedenler
Santral sinir sistemi bozuklukları multipl skleroz demiyelinizasyon, Parkinson hastalığı dopaminerjik disfonksiyon, spinal kord yaralanması sinir iletim kesintisi, beyin tümörleri ve inme hipotalamus ve limbik sistem etkilenmesi erektil fonksiyonu bozabilir. Periferik nöropati diabetes mellitus en sık neden olmak üzere, kronik böbrek yetmezliği, alkolizm ve B12 vitamini eksikliği periferik sinir hasarı yoluyla erektil disfonksiyona yol açar. Otonom nöropati özellikle diyabetiklerde parasempatik ve sempatik innervasyon bozukluğu ereksiyon mekanizmasını direkt etkiler. Disk hernisi ve spinal stenoz lumbosakral sinir kökleri basısı pelvik innervasyon bozabilir. Cerrahi sonrası nöropati radikal pelvik cerrahi sırasında kavernöz sinirlerin hasar görmesi nörojenik erektil disfonksiyonun yaygın bir nedenidir.
Hipogonadizm düşük testosteron seviyeleri libido azalması ve erektil disfonksiyon ile ilişkilidir ve primer gonadal yetmezlik veya sekonder hipofizer-hipotalamik disfonksiyon nedeniyle gelişebilir. Hiperprolaktinemi yüksek prolaktin seviyeleri prolaktinoma veya ilaç kaynaklı testosteron üretimini baskılayarak ve libidoyu azaltarak erektil disfonksiyona katkıda bulunur. Hipertiroidizm ve hipotiroidizm her iki tiroid fonksiyon bozukluğu da seksüel fonksiyonu etkileyebilir. Cushing sendromu yüksek kortizol seviyeleri testosteron üretimini azaltır ve erektil fonksiyonu bozar. Yaşa bağlı testosteron azalması androjen düzeylerinin fizyolojik düşüşü özellikle altmış yaş üzerinde erektil fonksiyonun kötüleşmesine katkıda bulunabilir.
İlaçlar ve Madde Kullanımı
Antihipertansif ilaçlar beta-blokerler propranolol, metoprolol merkezi sinir sistemi etkileri ve vazokonstrüksiyon, tiazid diüretikler hidrokloro tiazid hormonal etkiler ve kan akımı azalması, spironolakton antiandrojenik etkiler en sık erektil disfonksiyona neden olan antihipertansiflerdir. ACE inhibitörleri ve anjiyotensin reseptör blokerleri daha az erektil disfonksiyon riski taşır. Antidepresanlar SSRI'lar sertralin, paroksetin serotonerjik etkiler yoluyla cinsel istek ve orgasmı baskılayabilir, trisiklik antidepresanlar antikolinerjik etkiler ve bupropion ve mirtazapin daha az seksüel yan etki profili ile alternatif seçeneklerdir. Antipsikotikler dopamin antagonizması ve prolaktin yükselmesi yoluyla erektil disfonksiyona yol açabilir.
Finasterid ve dutasterid 5-alfa redüktaz inhibitörleri prostat tedavisinde kullanılan ve dihidrotestosteron seviyelerini düşürerek libido azalması ve erektil disfonksiyona neden olabilir. H2 reseptör antagonistleri simetidin antiandrojenik etkiler gösterebilir. Opioidler kronik opioid kullanımı hipogonadizme ve erektil disfonksiyona yol açar. Alkol kronik kullanım periferik nöropati, testosteron düşüklüğü ve karaciğer hastalığı yoluyla erektil fonksiyonu bozar. Uyuşturucu madde kullanımı marihuana, kokain, eroin, metamfetamin hormonal düzeyleri ve nörotransmitterleri etkileyerek erektil disfonksiyona neden olabilir. Anabolik steroidler testosteron supresyonu ve gonadal atrofi yoluyla erektil disfonksiyona yol açabilir. Sigara nikotin ve diğer toksinler endotel hasarı ve vazokonstrüksiyon yaparak erektil fonksiyonu bozar.
Psikojenik Nedenler
Performans anksiyetesi başarısızlık korkusu ve cinsel performans baskısı psikojenik erektil disfonksiyonun en yaygın nedeni olup özellikle genç erkeklerde görülür ve kısır döngü oluşturur. Depresyon majör depresif bozukluk hem hastalığın kendisi hem de antidepresan tedavisi erektil disfonksiyona katkıda bulunur. Yaygın anksiyete bozukluğu ve panik bozukluk kronik anksiyete durumları seksüel fonksiyonu olumsuz etkiler. İlişki problemleri partner ile iletişim bozukluğu, duygusal uzaklık, çözülmemiş çatışmalar ve güven sorunları erektil fonksiyonu etkileyebilir. Stres işyeri stresi, finansal kaygılar ve yaşam stresi faktörleri hipotalamus-hipofiz-adrenal aksı aktive ederek hormonal dengeyi bozabilir. Geçmiş travma cinsel istismar, travmatik deneyimler veya olumsuz cinsel yaşantılar psikojenik erektil disfonksiyona yol açabilir. Vücut imajı problemleri obezite, fiziksel görünümden memnuniyetsizlik benlik saygısını ve seksüel güveni azaltabilir. Yanlış cinsel bilgi ve gerçekçi olmayan beklentiler pornografi kaynaklı beklentiler normal seksüel fonksiyonu olumsuz etkileyebilir.
Sistemik Hastalıklar ve Risk Faktörleri
Diabetes mellitus mikrovasküler komplikasyonlar, nöropati ve endotel disfonksiyonu yoluyla diyabetik erkeklerin yüzde otuz beş ila yetmişbeşinde erektil disfonksiyon gelişir. Kardiyovasküler hastalıklar koroner arter hastalığı, periferik arter hastalığı, geçirilmiş miyokard enfarktüsü vasküler yapıları etkileyen ortak patoloji nedeniyle erektil disfonksiyon ile güçlü ilişkilidir. Metabolik sendrom obezite, hipertansiyon, dislipidemi, insülin direnci kümelenmesi erektil disfonksiyon riskini iki ila üç kat artırır. Kronik böbrek hastalığı anemi, nöropati, vasküler hastalık ve hormonal dengesizlikler yoluyla yüksek erektil disfonksiyon prevalansına sahiptir. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı hipoksi, inflamasyon ve ilaç yan etkileri erektil fonksiyonu bozabilir. Obstrüktif uyku apnesi hipoksi, hormonal bozukluklar ve endotel disfonksiyonu yoluyla erektil disfonksiyon riski artırır. Romatizmal hastalıklar romatoid artrit, sistemik lupus eritematozus vaskülit ve inflamasyon yoluyla erektil fonksiyonu etkileyebilir. İleri yaş vasküler, hormonal ve nörolojik değişikliklerle erektil disfonksiyon riski artış gösterir.